İzin yönetimi, bir organizasyonda çalışanların yıllık izin, mazeret izni, hastalık izni, analık izni, ücretsiz izin gibi devamsızlık türlerinin; hak ediş, talep, onay, kayıt ve raporlama adımlarını kapsayan kritik bir insan kaynakları fonksiyonudur. Bu süreç çoğu kurumda "operasyonel" bir iş gibi değerlendirilir ancak uygulamada izin yönetimi; iş hukuku uyumu, bordro doğruluğu, SGK bildirimlerinin tutarlılığı ve teşvik risklerinin yönetimi gibi başlıklarda doğrudan sonuç üretir.
28 Şubat 2026 tarihli ve 33182 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Kişisel Verileri Koruma Kurulu'nun 2026/266 sayılı İlke Kararı, sadakat kart programlarının hukuki niteliğini ve veri sorumlularının yükümlülüklerini önemli ölçüde netleştirmiştir.
QR kod teknolojisi, günümüzde dijital ekonominin temel araçlarından biri hâline gelmiştir. Restoran menülerinden kamu hizmetlerine, e-ticaretten finansal işlemlere kadar geniş bir kullanım alanına sahip olan QR kodlar, sağladıkları hız ve pratiklik nedeniyle kullanıcı davranışının doğal bir parçası olmuştur. Ancak bu yaygınlık, dijital saldırganlar açısından da düşük şüphe düzeyine sahip bir istismar zemini yaratmaktadır.
Kişisel Verileri Koruma Kurumu (“KVKK”), 26 Şubat 2026 tarihli “QR Kodlarla Gelen Risk: Quishing” başlıklı bilgilendirme yazısında, QR kodlar aracılığıyla gerçekleştirilen oltalama saldırılarını ayrıntılı biçimde ele almış ve bu tehdidi kişisel veri güvenliği perspektifinden değerlendirmiştir. Bilgilendirme yazısı, konunun yalnızca teknik bir siber güvenlik riski değil, doğrudan veri koruma hukuku kapsamında ele alınması gereken bir alan olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
İşe alım süreçleri, dijital dönüşümün en hızlı etkilediği alanlardan biri hâline gelmiştir. Günümüzde birçok kuruluş, aday tarama ve değerlendirme aşamalarında yapay zekâ destekli sistemlerden yararlanmaktadır. CV eleme algoritmaları, video mülakat analiz araçları ve otomatik puanlama mekanizmaları; kısa liste oluşturma, mülakata davet ve aday eleme gibi kararları büyük ölçüde veri temelli modeller üzerinden şekillendirmektedir.
Çalışanların hastalık, iş kazası veya analık gibi nedenlerle sağlık raporu alması, yalnızca insan kaynakları süreçlerini değil; aynı zamanda SGK bildirim yükümlülüklerini, bordro hesaplamalarını ve geçici iş göremezlik ödeneği sürecini doğrudan etkiler.
Türkiye’de sosyal güvenlik sistemi, her çalışanın hayat boyu karşılaşabileceği risklere (hastalık, işsizlik, yaşlılık, malullük, ölüm vb.) karşı güvence sağlamayı amaçlar.
Bu sistemin kurumsal çerçevesi, 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile oluşturulmuş olup, 2004 yılından itibaren SSK, BAĞ-KUR ve Emekli Sandığı tek çatı altında birleştirilmiştir.
SGK’nın uyguladığı idari para cezaları, yalnızca "gecikmiş bir bildirim bedeli" değildir. Çoğu durumda teşviklerin riske girmesi, denetim yoğunluğunun artması, işçilik maliyeti modelinin bozulması ve hatta uyuşmazlıkların büyümesi gibi zincir etkiler üretir. Bu yüzden "cezayı ödeyip kapatma" yaklaşımı yerine, hangi yükümlülüğün hangi kanıta dayanarak cezaya dönüştüğünü bilen, süreçlerini buna göre planlayan işletmeler çok daha avantajlı bir konumda olacaktır.
Muhtasar beyanname, işverenlerin ve vergi sorumlularının ay (veya üç ay) içinde çeşitli ödemeler üzerinden kestikleri gelir vergisi stopajlarını topluca bildirdikleri bir beyandır. 2020'den itibaren muhtasar beyanname ile SGK "Aylık Prim ve Hizmet Belgesi" tek bir formda birleştirilmiş ve uygulama Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi (MPHB / MUHSGK) adıyla yürütülmeye başlamıştır. Böylece ücret stopajı ile sigorta prim ve hizmet bilgileri aynı beyannamede elektronik ortamda gönderilir. Bu yazıda; muhtasar ne demek, muhtasar beyanname nedir, muhtasar beyanname ne zaman verilir, muhtasar beyanname nasıl hazırlanır, muhtasar beyanname kodları nelerdir gibi pratik sorulara cevap veriyoruz.
İŞKUR işbaşı eğitim programı, işsizliğin azaltılmasını hedefleyen, İŞKUR'a kayıtlı işsizlerin sahip oldukları mesleki bilgilerini uygulama yaparak pekiştirmelerini, iş ve üretim süreçlerini bizzat deneyimleyerek öğrenmeleri ve geliştirmelerini amaçlayan bir programdır. İşbaşı eğitim programı ile işverenler, nitelikli işgücü istihdam edebilmek adına, işe alacakları kişileri belirli bir süre gözlemleme şansına sahip olabilecekleri gibi personel arama maliyetinden de tasarruf etme imkânı bulurlar.